Foto Galeri WebTV
AYYILDIZ TOROS | TUNCER GÜNAY İLE SON KİTABI ''CHE GUEVARA'' ÜZERİNE
 
 
TUNCER GÜNAY İLE SON KİTABI ''CHE GUEVARA'' ÜZERİNE
14.11.2017 17:33:00
İDRİS AYDIN
  .

 ARAŞTIRMACI- YAZAR VE EĞİTİMCİ TUNCER GÜNAY İLE SON KİTABI ''CHE GUEVARA''YI KONUŞTUK'...

İdris AYDIN- Sayın GÜNAY, geçen ay Andaç Yayınevi çok ilginç bir kitabınızı piyasaya çıkardı. Che Guevara'... Granma'dan Zafere, Zaferden Ölüme, Che Guevara'... Kitabınızı ilginç bulmamızın sebebi sizin Ülkücü geçmişe sahip olmanız.

Tuncer GÜNAY- Yani?

İdris AYDIN- Yanisi şu; solcuların, devrimcilerin adeta ilahlaştırdığı  ve sahip çıktığı bir  kişinin hayatını yazmışsınız'... Bana çok tuhaf geldi. Onun hayatını niye yazdınız? Yazacak başka birini bulamadınız mı?

Tuncer GÜNAY- Niye tuhaf gelsin? Hem soruyu da yanlış soruyorsunuz'... Che Guevara gibi kapitalist emperyalizme ve Amerikan yayılmacılığına karşı ölene kadar mücadele vermiş olan ve bu uğurda Bolivya dağlarında CIA kuklalarıyla çarpışarak hayatını fedâ eden bir kahramana solcular sahip çıkacağına neden ülkücüler ya da bağımsızlıktan bahseden diğer milliyetçi kesimler sahip çıkmıyor diye düşünüp soruyu öyle soracaktınız İdris Bey'...

İdris AYDIN-  Peki o zaman ben de öyle sorayım? Che'ye solcular sahip çıkarken ve onu örnek alırlarken ülkücüler niye onun karşısındalar, onlar niye sahip çıkmıyorlar.

Tuncer GÜNAY-  Yahu bana göre ülkücüler devrimcilerden, sosyalistlerden daha fazla sahip çıkmalıydılar Che'ye'... Ama çıkmadılar ya da çıkmıyorlar işte. Niye dersen,  kafalarındaki fikir bulanıklığı ve sloganlarıyla aksiyonları arasında çelişkili davranmalarından elbette... Neydi ülkücülerin o meşhur sloganları? Hani 12 Eylül Darbesi'nden önce sokaklara, duvarlara, dağlara taşlara yazdıkları  o slogan?

İdris AYDIN- Neydi sahi?

Tuncer GÜNAY- ''Ne Amerika, ne Rusya, Ne Çin, Herşey Türklük için!'' Hatırladın mı?

İdris AYDIN- Hatırladım hocam. Bir de ''Kahrolsun Komünizm, Faşizm ve Kapitalizm!'' diye bir slogan vardı'...

Tuncer GÜNAY- Aferiiiin. Unutmamışsın bak. Peki ne yaptılar sonra? 12 Eylül gelince hepsini unuttular. Komünizme, solculara karşı karşı gayet sert ve kararlı mücadele ettiler, bunu yaparken binlerce şehit verdiler. Çok ağır bedeller ödediler. Fakat iş kapitalizme gelince bu alanı ya es geçtiler ya da üzerine gidemediler. Neden? Çünkü komünizmi, solu tarif edebiliyorlardı, yıkıcılığını, tahribatını biliyorlardı ama sıra kapitalizme gelince onun tarifini tam yapamadılar. Çünkü kapitalizmin Amerika ve Avrupa ekonomileriyle ilgili bir yayılmacı kavram olduğunu iyi tahlil edemediler. Kapitalizm eşittir Amerika diyemediler. Çünkü o yıllarda soğuk savaş vardı ve hatırlarsanız ülkücüler bu meselede Sovyetler Birliği'nin ve komünizmin karşısında duruyor diye Amerika'nın ve NATO'nun yanındaydık ya da onlarla aynı safta yer aldık. Fakat bunun aynı zamanda kapitalist emperyalizm ile aynı safta olmak ve onların önünü açmak anlamına geldiğini fark edemedik ya da değerlendiremedik. Böyle olunca, ülkücülerin kapitalizm ile ilgili duruşlarının, sloganlarının bir manası kalmadı ve bu düşmana karşı iyi tanımlanmış ve ayağı yere sağlam basan bir mücadele planı yapamadılar. Oysa tam da o yıllarda  kapitalizme karşı çok sert duruş sergileyen ve savaş halinde olan sol hareketler, örgütler, partiler vardı. 1950'li yılların ortalarında Amerikan emperyalizmine ve onun kapitalist sömürgeciliğine karşı Latin Amerika ülkelerinde ve tabii ki Küba'da bir savaş başlatılmıştı. Başını Castro ve Che'nin çektiği kurtuluş savaşı ile Küba'daki Amerikan emperyalizminin kökü kazınmıştır. mevzuu çok uzatmayayım. Kapitalizme karşı sloganlar atmış olan bir gençlikten gelen  ve kapitalizmin Amerikan yayılmacılığı ve sömürgeciliği ile aynı anlama geldiğini fark eden birisi olarak Che'yi okumam, onu anlamaya çalışmam ve mücadelesini halkıma anlatmaya çalışmam gayet normal bir reflekstir İdris Efendi. Üstelik ben Che'yi adeta peygamber gibi yücelterek, ilahlaştırarak, kusurlarını ve hatalarını örtbas ederek ya da es geçerek de anlatmıyorum. Che ne ise onu anlattım. İngiliz Dil Bilimi Uzmanı kızım Asena Aybala can Günay bıkmadan, usanmadan bana Che, Castro ve Küba tercümeleri yaptı. Onun İngilizce eserlerden ve makalelerden yaptığı çevirilerin kitabımı yazmada çok yardımı oldu. Kızıma yeri gelmişken bu katkılarından dolayı çok teşekkür ederim.


 

 

İdris AYDIN- Peki'... Bunca Che kitabı varken bir tane de siz niye yazdınız? Sizin Che kitabınızın öbürlerinden ne farkı var?

Tuncer GÜNAY- Ülkücülerin de bir Che kitabı olmasını istedim. Bu yüzden yazdım. Diğerlerinden farkı da kitabı  bir ülkücünün yazmış olmasıdır. Ülkücü bir aydının Che gibi bir savaşçıyı nasıl gördüğünü ve yazdığını anlasınlar istedim. Bu hamleme karşılık, inşallah sol kesimler de benim gibi bir duyarlılık göstererek bizden birisini, mesela bir Muhsin Yazıcıoğlu'nu ya da bir Abdullah Çatlı'yı yazarlar ama benim gibi dürüst, objektif davranarak, saptırmadan, lekelemeye çalışmadan, işin puştluğuna kaçmadan'...

İdris AYDIN- Kitabınızı okudum. Herhangi bir önyargıya ya da saptırmaya dair bir belirtiye rastlamadım. Bana en ilginç gelen Che'nin motor bisikletle yaptığı uzun Latin Amerika seyahati'...

Tuncer GÜNAY- Evet, ilginçtir gerçekten'...Tıp öğrenimini yarıda kesiyor, Bir arkadaşıyla Arjantin'den yola çıkıyor. Batı sahilini izleyerek Güney Amerika'nın en kuzeyine kadar gidiyorlar. Haftalarca, aylarca süren zorlu bir yolculuk bu.  Uğradıkları tüm ülkelerin özellikle tarım kesimlerinin çok yoksul olduklarını, açlık sınırında, maden ocaklarında ya da tarım plantasyonlarında çalıştıklarını gözlemliyorlar. Bunların hepsi tabii ki Amerikan şirketlerine ya da onların temsilcisi olmuş zengin oligarşik ailelere ait. Köylüleri köle gibi çalıştırıp eziyorlar. Latin Amerika ülkelerinde feci bir Sömürü düzeni kurulduğunu görüyorlar. Bunları yapan hep Amerikan şirketler'... Bu durum Che'nin dünya görüşünü etkiliyor. Amerikan emperyalizmine ve sömürgeciliğe karşı ilk öfkesi ve ideolojik bilinçlenme süreci böyle başlıyor.

İdris AYDIN- Che tıp okuyor ama kitabınızdan öğrendiğimize göre Castro ile Küba'yı Amerikan emperyalizminden ve onun kukla yöneticisi diktatör Batista'dan kurtarma savaşına katılana kadar sürekli işsiz. Neden? Tıp diploması işine yaramıyor mu?

Tuncer GÜNAY- Yaramıyor maalesef. Çünkü çıktığı uzun seyahatler ve maceralar yüzünden sürekli kesintilere uğrayan, sınavdan sınava okula uğrayan, derslerinin çoğunu kaçırdığı için branş bile seçemeyen, diplomasını zor alabilen bir doktordur. Hal böyle olunca o sorunlu diploma ve branşsız hekimlik ile hastanelerde ve kamuda iş bulmakta zorlanıyor. Arada bir bazı sağlık merkezlerinde kısa sürelerle çalıştığı oluyor. Ancak maceraperest hareketli bir kişidir, yerinde duramıyor. Aklı kendini yönlendirmeye başladığı Marksist davada'... Amerikan emperyalizmi ile savaşacağı bir yer arıyor. Ta ki, sonunda karşısına Meksika'da ya da Guatemala'da devrimci lider Castro çıkana kadar.   Castro ile tanışınca ondan çok etkileniyor ve onun gel Küba'da benimle yan yana savaş demesi üzerine hayatını tamamen değiştiriyor.

İdris AYDIN- Bize Che'yi anlat. Mesela Castro ile mukayese et'...

Tuncer GÜNAY- Castro ile Che'... Che Castro'ya göre birkaç gömlek küçük kalır. Castro gerçek bir savaşçı'... Kendini iyi yetiştirmiş bir gerilla lideri. Diplomasiyi ve içindeki siyasal koşulları, dengelere dikkat etmeyi iyi biliyor. Sabırlı ve kurnaz'... Etkileyici, karizmatik ve cesur'... Öğrenci iken Küba'da 50-100 arkadaşı ile Montana Kışlasını basan, kurşuna dizilmekten son anda kurtulan bu yolları iyi bilen bir kurt'... Che onun yanında çok çırak kalıyor. Che daha duygusal. Hatta karar ve hareketlerine hakim olamayacak kadar duygusal. Sabırsız'... Fevri ve ani kararlar alabiliyor. Diplomasiyi ve insanları idare etmeyi pek beceremiyor. Bunları biraz Castro'dan öğreniyor. Onların durumu bizdeki Deniz Gezmiş- Mahir Çayan ikilisindeki gibidir. Bizdeki Deniz Gezmiş'in ateşli, heyecanlı, hırslı, atak, kavgacı ve hesapsız hareketler yaparak, dengelere bakmayarak hem kendisini hem de yanındakileri sıkıntıya ve tehlikelere sokan  kişiliğine çok benzer. Castro da soğukkanlı, sabırlı, bilgili, donanımlı ve kurnaz Mahir Çayan'a çok benzer'... Daha doğrusu bizimkiler onların bu durumlarındaki gibidirler. Che Küba savaşında düşünmeden ve tartmadan aldığı pek çok kararla hem savaşçılarını hem kendisini hem de savaşın gidişatını tehlikeye sokmuştur. Bunları son anda Castro düzeltmiştir. Castro olmasaydı Che efsanesi olmazdı. Bu kadar diyeyim yani. Bir de insani tarafları var tabi. Che hayatı boyunca astım hastalığı çekmiş, bu durum onun hayatını çok zora sokmuştur. Özellikle Küba savaşında sık sık gelen krizleri sırasında Castro'ya da sıkıntılar vermiştir. Aşkları ve kadınları var.

İdris AYDIN- Ne demek aşkları ve kadınları?

Tuncer GÜNAY- Şu demek Şair'... Netice de sol kesimler onu efsane olarak ansalar da öyle göstermeye çalışsalar da o da sinirleri, damarları, duyguları olan, acılar çeken, sevinen, kızan, hatalar yapan, iyi ya da kötü tarafları olan bizim  gibi bir insan... Ama bir farkla'... O  kapitalizmle, kapitalist emperyalizm ile savaşma yolunu seçmiş ve canını da bu yolda, inanarak, hayatını feda ederek vermiştir. Aşık olmuştur ama beraber olduğu kadınlara bağlı ve tutkulu olmamıştır. Onları terk etmiştir. Bunu da dava için yaptım diyor ama bence bu tarafı empati duygusundan yoksundur. Ülkesi Arjantin'i, anne babasını, kardeşlerini, karısını ve çocuklarını  devrim ve savaş için terk ediyor. Castro pek onaylamış görünmediği halde maceraperest duygularına gem vuramıyor ve hüsrana uğradığı Kongo savaşına gidiyor. Oradan Castro'nun çabalarıyla canını zor kurtarıyor. Ardından yine durmuyor bu sefer de Bolivya dağlarına geçiyor. Emperyalizmden kurtarmak istediği köylüler yerini askerlere ihbar ediyorlar. CIA Bolivyada zaten. Çatışmada sağ yakaladıkları halde infaz edip cenazesini yıllarca sakladıkları bir yere gömüyorlar. Geride kalan 2 karısına ve  çocuklarını  Castro sahipsiz bırakmıyor. Hepsini Küba hükümetinin koruma ve himayesine alıyor. Che'nin hali böyle işte. Devrimciydi, solcuydu deyip ilgisiz kalmasınlar. Ben netice de 1950 ve 60'lı yıllara ait bir Latin Amerika panoraması verdim, Bir tarih kitabı yazdım yani. Kitabıma bu açıdan bakılarak  okunabilir.

İdris AYDIN- Açıklamalarınız için teşekkür ederiz Tuncer Hocam..

Tuncer GÜNAY- Be n de size teşekkür ederim.

 

 

 

 

Döndü Çolak -Mavice
İyiliğe, Güzelliğe Bereket Gelsin'...
İDRİS AYDIN
FETÖ'NÜN KUMPASI BYLOCK ZOKASI