Foto Galeri WebTV
AYYILDIZ TOROS | NURİ DEMİRAĞ Türkiye' nin Havacılık Efsanesi
 
 
NURİ DEMİRAĞ Türkiye' nin Havacılık Efsanesi
27.11.2017 18:11:00
İDRİS AYDIN
  .

    

Uzun süredir merak ettiğim bir konuydu bu. Ülkemizdeki havacılıkla ilgili yayınları okudukça Nuri Demirağ' ı  tanımak istedim. Bir dönem adından sıkça söz edilen bir insanla ilgili ciddi bir çalışmanın olmayışı da bizim bir ayıbımız.Nuri Demirağ' la ilgili iki tane çalışma var ama baskıları çok eskide kaldığı için piyasada bulma imkanı yok. Fatih M. Dervişoğlu' nun çalışması  2007 yılında yayımlanmış.Elimdeki  Mart 2016 baskısı. Sadece Nuri Demirağ değil Kitapta bu alanın öncüleri Vecihi Hürkuş ve Selahattin Alan' a da yer veriliyor. Kitapta Osmanlı' dan Cumhuriyet dönemine havacılık çalışmalarına değiniliyor. Cumhuriyet Döneminde havacılık çalışmaları 15 Mart 1925 tarihinde Mustafa Kemal Paşa' nın emriyle Türk Tayyare Cemiyetinin kurulmasıyla başlar. Cemiyet  Bolu Mebusu Cevat Abbas' ın başkanlığında  çalışmalarına start verse de 28 Eylül 1925 tarihinde TTC( Türkiye Tayyare Cemiyeti) merkez yönetimi ,görülen lüzum üzerine önce toplu olarak istifa eder; sonra yeni yönetimi seçer.Cemiyetin çalışma düzeninde yeni devir açılır. Cemiyetin idaresindeki değişiklik , politikasına da yansır.19 Ekim 1925 yılında alınan kararla cemiyetin eski tasarı ve projeleri rafa kaldırılır.Bir Teyyarecinin anıları kitabıyla (Yapı Kredi Yayınları) havacılık tarihimizde yeri  olan Vecihi Hürkuş 'da yer tutuyor kitapta.20 Aralık 1923 tarihinde hükümet ,Avrupa devletlerinin havacılık çalışmalarını incelemek üzere bir heyeti görevlendirdiğinde 6 kişilik heyette Vecihi Hürkuş' da yer alır.Vecihi Hürkuş Avrupa'dan döndüğünde ,geziye çıkmadan önce hazırladığı projesini geliştirerek ilk Türk tipi uçağı ,Vecihi K-6 tayyaresini inşa etti, ama uçabilirlik sertifikası için Çekoslavakya'ya gönderilerek uçağın test edilmesi istenmişti.Çekoslovakya' daki incelemeler sonucunda uçağa olumlu rapor verilmiş ,Vecihi Bey 5 Mayıs 1931' da uçağıyla ülkesine dönmüştü,ama sevinci fazla uzun sürmeyecekti; her şey halloldu dediği zaman ,görünmeyen bir el,yeni engeller üretmekte gecikmeyecekti. Bütün engellemelere rağmen ,yeni bir uçak projesi üzerindeki çalışmasını gören THK Başkan vekili Şükrü Koçak bir gün Hürkuş'un odasına uğrar, uçak projesiyle uğraştığını gördüğünde gülerek odadan ayrılır.Bilahare odasına çağırır: '' Görüyorum sen hala akıllanmamışsın Vecihi .Yine tayyare projesi diye bir şeylerle uğraşıp duruyorsun ve tabi bunlar için masraflar yapıyorsun, bu işin çıkmaz yol olduğunu öğrenmedin mi? İzmir' de bu kadar zaman uğraştın ,bir çok masraflar yaptın ,tayyareni meydana getirdin ve uçtun.Netice ne oldu? Bu çalışmalar sonunda muvaffak olacağını kabul edelim,biliyorsun cemiyetin uçuş faaliyetiyle ilgisi yok.Bu  halde teşebbüsün , emeklerin ve uçak ne olacak? Sana daireye geldin, gelmedin veya defteri imza et diyen mi var? '' Türkiye Cumhuriyeti bütçesinin 212 milyon lira olduğu 1936 yılında ,11 milyon liralık şahsi servetiyle  Nuri Demirağ sivil havacılık alanına yatırım yapmaya karar verdiğinde ,yabancı lisanslarla uçak üretimi yapmanın kopyacılıktan başka bir şey olmadığı görüşündedir. Nuri Demirağ ,Türk Hava Kurumu idareci kadrosuyla uçak sanayinde gelişme ve ilerlemenin zorluğunu anlar ve bir Avrupa seyahatinde ,Alman Sivil Hava Federasyonu aracılığıyla ,5 Alman tayyare mühendisini atölyesinde istihdam eder; uçak sanayinde uluslar arası otorite olan Prof. Gasner' lebir anlaşma yapar.Nuri Demirağ , 1943 yılında Türk Hava Kurumunun uçak siparişlerini iptal etmesi üzerine çalışmalarına ara vermez ,hukuki mücadelesi devam ederken Nu D.38 İsimli ilk Türk yolcu uçağının tamamlandığını açıklar. Tayyarenin modeli ,Türk mühendisleri tarafından çizilmiş ,motor hariç bütün aksamı ,Türk işçisinin emeğiyle ortaya getirilmiştir.Uçak çift motorlu altı yolcu alabilmekte ve gövdesi alüminyumla kaplıdır.Bilirkişi raporları lehine olmasına rağmen mahkeme kararları aleyhine neticelenmiştir.Nu D.38 uçağı Ankara-İstanbul arasında bir müddet seferlerine devam etmiş ; Bursa,İzmir, Atina ve Selanik'ten sonra ,yurt içinde Sakarya ,Eskişehir, Kayseri ve Sivas'a seferler düzenlemiş ,hatta Divriği'de Nuri Demirağ uçak pistine iniş yapması bile hükümet çevreleri ve mahkeme kararlarında bir değişiklik meydana getirmemiştir.Konuyla ilgili görüş bildiren uçak mühendisi Şükrü Er ,Selahattin Alan'ın bu uçakla defalarca uçtuğunu ,Anadolu turu dahi yaptığını ifade etmiş ; bu tutumu sergileyenlerin milli serveti yok etmek için geçerli mazeretleri olmadığını belirtmiştir. Sevgili okuyucular Marshall ve Nato çerçevesindeki yardımlar  yabancı uçak sanayinin acenteliğini yapanlar eliyle yerli uçak projeleri sonlandırılır.Türkiye' nin  havacılık serüvenini merak edenler bu kitabı okumalılar.Bu kitap bu günlere nasıl geldiğimizin bir özetidir. Ötüken yayıncılıktan çıkan 225 sayfalık bu kitabı okudukça hem hüzünleneceksiniz hem kahırlanacak.Bu kitap teknoloji üretemememizin arka planına ışık tutuyor. Türkiye'nin Havacılık Efsanesi Nuri Demirağ' ın hayat hikayesi özellikle genç kuşakların ilgiyle okuması dersler çıkarması gereken bir hikaye.Bu kitap mutlaka okunmalı.Yeni kuşaklar Nuri Demirağ' ı okumalı ve anlamalılar.

 

 

 

 

 

Döndü Çolak -Mavice
İyiliğe, Güzelliğe Bereket Gelsin'...
İDRİS AYDIN
FEHMİ KORU'NUN BEN BÖYLE GÖRDÜM KİTABI ÜZERİNE