Foto Galeri WebTV
AYYILDIZ TOROS | İyiliğe, Güzelliğe Bereket Gelsin'...
 
 
İyiliğe, Güzelliğe Bereket Gelsin'...
15.05.2018 18:50:00
Döndü Çolak -Mavice
  dondu551@hotmail.com

Belli bir yönü olmayanlar mı, yoksa bellediği yönü yanlış olanlar mı zarardadır diye düşünüyorum Ramazan-ı Şerif'in ilk gününde. Berelenmiş kalplerin bizce tamiratının yapıldığı ayda, af af diye mağfiret dileyecekken öfkemiz haddini aşacak belli ki. Hadsizlik bizim hakkımıza düşmeyen yerde olsa da, yeryüzünde hadsizliğin ilan edildiği yerde had bildirme hakkımızın olması gerektiği tarafındayım.

Kudüs, şimdi kendine göre yön tutturanların mekanı. Kan, gözyaşı, hukuksuzluk, öfke, savaş ve hadsizlik ayyukası. Haddi aşanların sonunun helak olacağı kesinken, bu denli ısrarcı olmak ise 'insan' olmanın toprağından olsa gerek. Oysa insan 'israf' etmemekle emrolunmuştu. Hangi dinden olursa olsun, meşru olanın dışına çıkmak yanlış olan ve o yöne yüz çevrilmemesi gerekendi. Biz, israfı sadece çöpe atılan ekmekle ölçtüğümüzden olsa gerek, 'haddi aşma' haliyle ilgilenemedik.

Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl Ramazan ayı teması olarak 'israf' konusunu seçmiş. 'İsraf Olmasın' diyerek, insanlığın her şeye karşı ne denli sorumsuz ve hoyrat davrandığını vurgulayarak doğru yön tavsiyesinde bulunuyor. Ne denli yerinde bir tema olduğu aşikar. Bugün kıyamet kopsa, 'aşırılıktan' kopmayacak kadar bağımlılıklarımız var bizim.  Sağlığa zararlı olanlar mı 'uyuşturan' bizi sadece. Ruha zararlı olan 'uyuşturucu'ların esamesi neden okunmaz, bizi bizden alan. Yeryüzünde insan varlığını alsak, ne denli bir cennet olacağı mümkünken, haddi aşmakta mahir biz insanlar her türlü israfımızla cehennemimizi yaşıyoruz. İşte Ortadoğu, 'israf' ettiğimiz tüm insani duygularımızın karmaşıklığında. Kutsal dinleri bağrında yeşertmiş mübarek belde, şimdi hukuksuzluk ikliminde 'bahar'ı asla yaşayamıyor.

Bu yazı başladığında konusu ne Kudus'tü ne de 'cehennem'. Mağfiret mevsimine girmişken, ateş barındıran kelime olan cehennem sadece korunması gerekilen yer olarak geçecekti ama'... Aması şu ki, Dünya 'sıkıntı çekilen yer' halindeyken, Kudüs bunu şu an gökyüzü yeryüzüne inmiş gibi yaşarken,  konu başka bir yöne yüz vermedi.

Şimdi; dün yapmadığımız, yarın belki yapamayacağımızı bugün yapmalıyız bilinciyle yönümüzü 'Hak' olana çevirmeliyiz. Kudüs derken, içi titreyenden öte elinden geleni yüreklice yapmalıyız. Gıdanın israfına verilen önemden öte zamanın,  ruhun, haddin israfına da önem vermeliyiz. Ramazan'da orucu  sadece açlık susuzlukla tutulacağı zannından kaçıp, Dünyaya duyduğumuz şehveti de kesmeliyiz. Yeryüzünde kendi yarattığımız tanrılarımız var, oysa tanrı yaratılmamıştır. Yarattığımız tanrılardan kaçmalı, tek bir olana yönelmeliyiz. Bilgili, duygulu, hassasiyetli olmalı orucun manasını kavramalı ve tüm kötülüklerden kendimizi tutup güzelliğe, iyiliğe iftar etmeliyiz.

Ramazan ayı her türlü iyiliğe, güzelliğe bereket getirsin'...

 

 

 

 

Döndü Çolak -Mavice
İyiliğe, Güzelliğe Bereket Gelsin'...