Foto Galeri WebTV
AYYILDIZ TOROS | Bir Varmış, Bir Yokmuş
 
 
Bir Varmış, Bir Yokmuş
12.11.2018 18:36:00
Döndü Çolak -Mavice
  dondu551@hotmail.com

Var ile yokun arasında ne varsa sıkıştırıp masal diye anlattılardı bize çocukken büyüklerimiz. Onlar buna masal derdi de biz devleri odamızda, perileri pencerenin hemen dışında, eli baltalı, asık suratlı adamları peşimizde zannederdik. Uykuya geçmek için yatağa başımızı koyduğumuz an gözlerimizi sımsıkı kapatır, olmadı yorganı başımızın üstüne çeker kendimize korunmaz kaleler yapardık yattığımız yerden. Rüyalarımız, savaş meydanında binbir kötü insanı devirmekle geçerdi. Sabaha düşmanlarını yenmiş cengaver edasıyla uyanır, annemizin kızarttığı ekmeğin kokusunun peşine düşerdik. Şimdiki çocuklara masal anlatan-okuyan vardır elbette de, bizim jenerasyon kadar 'inanç' lılar mıdır bilmem. Ellerindeki tabletten savaş oyunu oynayan çocukların rüyada kendi kurdukları savaş meydanına güçleri kalır mı ki'...

Masalların biz büyüdükçe gerçek dışı olduğunu kolayca anladık da, 'var'lığın ve 'yok'luğun mış halini zor anlıyoruz. Zor derken ki ifadem, yaşaya yaşaya üzerinden geçe geçe öğrenerek anlıyoruz. Var ve yok 'mış' oluncaya kadar heybemizdekiler doluyor, boşalıyor. İkisi arasındaki onca şey bir cümlenin arasında kayboluveriyor. Halbuki anlatmaya bir başlansa bir var olup, bir yok olanlar'...

Bazı masallar kötü, bazısı iyi biter. Masalcı, masalını evirip çevirebilir hatta aynı masalı farklı farklı sonlandırabilir de varsa dinleyicisi. Oysa hayat bir masal değildir, varlığın muzaffer olduğu yerde. Yok'luk yoktur 'var' olan yerde. Yaşanıp bittiyse bir şeyler, yok olmuş demek değildir. Biten şeyler, hiç olmamış olma ihtimali taşıyabilir mi artık. 'Mış' gibi yapsak bile, var olmuş olanı yok olmuş yapmak beyhudeliktir. Diyelim ki bu beyhudeliğe soyunduk ve var olanı yok saydık, inanır mıyız bu masala'...

İnsan bu dünyaya bir amaç için gelmemiş olsaydı,  sınanmayacak olsaydık bu hayatımızda, masallardaki gibi evirip çevirseydik yaşamak istediklerimizi ya da defetseydik kötüleri peşimizden, bir varmış bir yokmuş etseydik'... Oysa, hayat bir masal değil. Masalımsı yapmamız dahi onu 'mış' gibi yapamaz. Bir can sahibiyiz. Canımızsa, Azrail'e ulaşmak için sayılı günlerini harcamakta. Azrail, günü gelmeyeni tanımaz, günü geleni de affetmez. O zaman savaş meydanını, gözlerin açıkken kur ve göster cengaverliğini 'kötü' olan her şey üzerinde. Her ne varsa iyiye, güzele karşı onu hasım belle. Hasmınla, aklın ve kalbini bir tutup savaş. Çocukken mutlu biten masalların huzuruyla uyuduğun günlerin gerçek versiyonunu ömrünce yaşa.

Masallar besler. İyiyse güzeli, kötüyse çirkini.  Hayat da öyle. Ama senin hayatın masal değil. Masal bitince iyi de biter, kötü de. Hayatta ise sınanırsın, senin iyin de kötün de hep nefes alır. Var'dır, yok olmazlar.

Bir varmııııış, bir yokmuuuuuşşşş'... İnandınız mı?

 

 

 

 

 

Döndü Çolak -Mavice
Senin Defter Ne Alemde'...