Foto Galeri WebTV

13 Ağustos 2020 Perşembe  18:22
Yılmaz: “Ders Alındı mı?”
İnşaat Mühendisleri Odası Serik Temsilciliği Başkanı İnşaat Mühendisi Ali Yılmaz ülkemizin deprem gerçeği ile ilgili önemli bilgiler verdi.
 

QR Kodu
 

İnşaat Mühendisleri Odası Serik Temsilciliği Başkanı İnşaat Mühendisi Ali Yılmaz;“Diri faylar her zaman deprem üretme potansiyeline sahiptir. Önemli ölçüde bir yıkım yaratan 17 Ağustos 1999 Gölcük Merkezli Deprem ile 12 Kasım 1999 Düzce Depremleri bir “MİLAT” olabildi mi? Yeterli ölçüde ders alındı mı?”

Türkiye genelinde TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun ortak basın bildirisini Serik’te okuyarak açıklama yapan İnşaat Mühendisleri Odası Serik Temsilciliği Başkanı İnşaat Mühendisi Ali Yılmaz ülkemizin deprem gerçeği ile ilgili önemli bilgiler verdi. Yılmaz basın bildirisinde şunları söyledi; “17 Ağustos 1999 yılında yaşanan ve ülke tarihimizin sonuçları itibariyle en acı depremlerinden biri olan 7.4 büyüklüğündeki GÖLCÜK Merkezli depreminin üzerinden 21 yıl geçti. Resmi sonuçlara göre 18.873 insanımız yaşamını yitirdi,23.781 insanımız yaralandı,328.113 ev ve işyeri yıkıldı veya hasar gördü. Açıkçası Yapılarımızın %25'i, kullanılamaz hale geldi. %6’sı yerle bir oldu,%7’si ağır hasar,%12’si de orta derecede hasar gördü. Bir milyondan fazla insanımız evsiz kaldı.17 milyar dolardan fazla ekonomik kayıp ortaya çıktı. Marmara Bölgesi başta olmak üzere 16 milyon insanımız bu depremin sonuçlarını yakından hissetti. Edirne’den Ağrı’ya, Samsun’dan Antalya’ya kadar her aileye uzak veya yakın ölçüde dokundu. Bu nedenle İnşaat Mühendisleri Odası 17 Ağustos 1999 Depreminin bir “MİLAT” olması gerektiğini ilan etti.

17 Ağustos 1999 Depreminden buyana 21 yıl geçti. Ülkemiz birçok depremi yine yaşandı! 2003 yılı Bingöl, 2011 yılı Van ve 2020 yılının ocak ayında yaşadığımız Elazığ-Sivrice Depremleri de sonuçları bakımından oldukça acı oldu. Önemli ölçüde can ve mal kayıpları ortaya çıktı. Yine Çanakkale, Manisa, Muğla- Bodrum, İzmir, Adıyaman, Denizli, Tekirdağ, Bingöl ve Malatya gibi illerimiz farklı büyüklüklerde deprem yaşadı. Can ve mal kayıpları ortaya çıktı. İstanbul başta olmak üzere ülkemizin farklı yerlerinde yeni ve yıkıcı depremlerin olacağını biliyoruz. İnşaat Mühendisleri Odası olarak deprem gerçeğini unutmadık, unutmayacağız. 17 Ağustos 1999 Gölcük ve daha sonra yaşadığımız diğer depremler de ortaya çıkan her acının yükünü omuzlarımızda, acısını ise kalbimizde taşıyoruz.”

“Depremin Ortaya Çıkardığı Sonuçlar Sadece Can Kaybı mı?”

“Bugüne kadar yaşamış olduğumuz depremler, ülkemizin bir deprem gerçeği ile karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır. 100 yıl içerisinde oluşan depremlerde 110 bin insanımız yaşamını yitirmiş, 700 bin mertebesinde yapımız yerle bir olmuştur. Yaşamış olduğumuz depremler, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğunu gösteriyor. Bilinmesi gerekir ki depremler sadece can kayıpları ortaya çıkarmaz. Meydana geldikleri bölgenin altyapısını ve ekonomik düzenini bozmakla kalmayıp oldukça ciddi sorunlar da yaratır. Bulaşıcı ve salgın hastalıklar, yaralanma, psikolojik sorunlar,sakat kalma, pazar kaybı, üretim ve gelir kaybı, enflasyon, acil yardım harcamaları, işsizlik ve planlanan yatırımların gecikmesi, çevrenin bozulması ve çevre sorunları gibi önemli sonuçlar doğurmaktadır. 17 Ağustos Depremi bu sonuçların tümünü ortaya çıkaran bir kent deprem olarak kayıtlara girmiştir.

17 Ağustos Depremiyle birlikte yaşamış olduğumuz depremler ve Ocak 2020 tarihinde yaşadığımız Elazığ-Sivrice Depremi, yapı stokumuzun halen güvenli olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur.”

“Kuzey Anadolu Fay Hattı ve Ülkemizin Deprem Gerçeği”

"Kuzey Anadolu Fay Hattı" olarak bilinen ve zaman zaman doğudan batıya, batıdan doğuya ters istikamette yürüyen fay hattı, dünyanın en tehlikeli diri faylarından biridir. Bingöl ilimizin Karlıova ilçesinden başlayıp Marmara Denizi'ne uzanan, oradan da Yunanistan'a geçen bir fay hattıdır. Bu fayın biriktirdiği enerjinin açığa çıkmasıyla oluşan kırılma deprem olarak etkisini göstermektedir. Ayrıca bu fay hattında oluşan her deprem başka bir depremi tetiklemektedir. Bu nedenle Kuzey Anadolu Fay Hattı(KAF) üzerinde sürekli olarak depremler olmaktadır.17 Ağustos 1999 Gölcük Merkezli Deprem ve 12 Kasım 1999 Düzce Depremi yeni depremlerin habercisi olarak karşımızda durmaktadır. KAF’ın Marmara Denizi içerisinde bulunan önemlice bir kısmı sürekli olarak enerji biriktirdiği için İstanbul başta olmak üzere Tekirdağ, Çanakkale, Kocaeli, Yalova, Sakarya, Bursa, Balıkesir gibi çevre iller sürekli olarak deprem tehlikesi altında bulunmaktadırlar.

Bu nedenle büyüklüğü 7,4 olan 17 Ağustos Gölcük merkezli deprem; başta İstanbul olmak üzere çevre illeri büyük ölçüde etkilemiştir. En büyük can kayıpları Kocaeli, Sakarya ve Yalova'da ortaya çıkmıştır. 16 ilimiz bu depremden etkilenmiştir. İstanbul’un beklediği depremde diğer illerimizi önemli ölçüde etkileyecektir.

“Yeterli ölçüde ders alındı mı?”

Oysaki depremle ilgili olarak ülkemizin tarihinde "MİLAT OLABİLECEK" 1939 Erzincan Depremi var. Bu depremde 32 binden fazla insanımız hayatını kaybetmiştir. 1966 Varto depremi, 1967 Adapazarı, 1970 Kütahya-Gediz, 1971 Bingöl, 1973 Elazığ, 1976 Çaldıran-Muradiye, 1983 Erzurum-Ilıca, 1992 Erzincan, 1995 Afyon-Dinar ve 1998 Adana Ceyhan Depremleri var. Ayrıca tarihsel deprem kayıtları göstermektedir ki Hatay, Bursa, Antalya ve Denizli gibi illerimizde bulunan diri faylar her zaman deprem üretme potansiyeline sahiptir. Önemli ölçüde bir yıkım yaratan 17 Ağustos 1999 Gölcük Merkezli Deprem ile 12 Kasım 1999 Düzce Depremleri bir “MİLAT” olabildi mi? Yeterli ölçüde ders alındı mı?”

“Deprem Yönetmeliği dikkate alınmalı”

“Yeni yapılacak olan yapıların, "Bina Deprem Yönetmeliği" dikkate alınarak bilim, teknoloji ve mühendislik ilkeleri doğrultusunda yapılması can ve mal güvenliğinin sağlanması bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Var olan yapı stokumuz güvenli olmaktan uzaktır. Üretilecek olan yapılarla ilgili olarak yer seçim kararlarından zemin- yapı ilişkisine, doğru bir tasarımdan, yapı üretim evrelerinin bilgiye dayalı bir anlayışla denetlenmesine kadar bütünlüklü bir yapı üretim sisteminin kurulmasına ihtiyaç var. 17 Ağustos 1999 Gölcük merkezli Depremden bugüne kadar geçen 21 yıl içinde zaman zaman doğru çalışmalar da yapılmıştır. Fakat yapılmış olan bu çalışmalar ya uygulama alanı bulmamış veya bir süre uygulanarak daha sonra ortadan kaldırılmıştır. Yaşamış olduğumuz orta büyüklükteki bir depremde bile yapıların yıkılması yapı stokumuzun büyük bir riskle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Ayrıca kendi kendisine yıkılan yapıların varlığı ve tümüyle kaçak olarak yapılan yapıların af kapsamına alınmış olmaları da kentlerimizin büyük bir risk altında olduğunun önemli bir işaretidir.

Daha güvenli ve yaşanabilir yerleşim yerlerinde yapıların üretilmesi deprem risk yönetiminin temel amaçlarındandır. Bunu sağlamanın en etkili yolu; yerleşim planlarında ana riskleri göz önüne alarak, gerekli düzenlemeleri yapmak ve " Deprem Yönetmeliklerini" ödünsüz bir şekilde uygulamaktır. Deprem yönetmeliğinin ve depreme dayanıklı yapı üretilmesinin ana unsuru inşaat mühendisleridir. Bu nedenle inşaat mühendislerinin iyi yetişmiş olmaları gerekir. Bu duruma rağmen Fiziki şartları yetersiz, öğretim kadroları son derece zayıf, laboratuvarı olmayan ve oldukça fazla kontenjana sahip okulların inşaat mühendisliği diploması veren okullara dönüşmüş olması kabul edilemez.”

“Risk yönetimini hayata geçirmek zorunludur”

“Her afetten sonra sık sık yapılan "yara sarma" anlayışından kurtulup; bilimin, tekniğin ve aklın gerektirdiği işleri yapmak gerekir. Bunun için "risk yönetimini" hayata geçirmek zorunludur. Depremin bir doğa olayı olduğu kabul edilmeli ancak denetimsizliğin neden olduğu olumsuzlukları "kader" gibi değerlendiren yaklaşımlar terk edilmelidir. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, deprem öncesi alınacak önlemlerin deprem riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymuştur. Sorunu sorun olmaktan çıkaracak olan tek yol; deprem yaşanmadan önce alınacak önlemlerde saklıdır. Bu kapsamda Mesleki Yetkinliğin önünü açacak olan ve ciddi bir sorun oluşturan 3458 sayılı yasa mutlaka değiştirilmelidir.

Deprem riskini azaltmak ve depreme karşı dirençli bir toplum yaratmak için Ulusal Deprem Strateji ve Eylem Planı(UDSEP 2012- 2023) hazırlanmıştır. Konu başlıklarına göre gerekli çalışma ve iş birliklerinin yapılması için sorumlu kuruluşlar belirlenmiştir. Yetkin Mühendislik Yasası’nın hazırlanmasıyla ilgili olarak TMMOB sorumlu kuruluş olarak ilan edilmiştir.2017 yılına kadar bitirilmesi gereken bu çalışmaya ilişkin bir tek toplantı bile yapılmaması deprem gerçeğini dışlamanın kendisi değilse nedir?

Can ve mal güvenliğinin sağlanması için depreme dayanıklı yapı üretmekten başka bir yol yoktur. Bu gerçekten hareketle geleceğimizi kadere bağlamanın çıkar yol olmadığı acıda olsa anlaşılmıştır. Bilime, bilgiye, mühendisliğe, akla ve insana önem veren uygulamalar sorunun değil çözümün yoludur. 17 Ağustos yıkımının 21. yıldönümünde ilgilileri bir kez daha bilgilendiriyoruz.”

Haber: Osman Türkçe

 
 

 

 

 

8 Bin Ton Pamuk Bekleniyor
Serik’te bu sezon 26 bin dönümde yapılan pamuk ekilişinden tahmini olarak 8 bin ...
30.09.2020 (0)
Güvenli Ulaşım Sağlandı
D400 karayolunda Serik- Antalya istikametinde Gebiz kavşağında seyir konforunu b...
30.09.2020 (0)
Obacılar, Tatili Kasım Sonuna Kadar Uzattı
Tarım sezonu ve okulların açılmasıyla taşınmanın başladığı obalarda kalanlar, ka...
30.09.2020 (0)
AÜ'nün 7 Buluşuna 7 Ödül
AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) akademisyenleri tarafından geliştirilen 7 buluş, 5. İs...
30.09.2020 (0)
'Kullan At' Maskenin Ömrü 7 Güne Uzadı
ANTALYA Teknokent'te nanoteknoloji üzerine çalışmalar yapan ekip, içeriğinde iyo...
30.09.2020 (0)
Bu Yıl Üreticinin Yüzü Susamla Gülecek
Aksu ilçesinde susam ve pamuk hasadı başladı. Susamın bu yıl kilogram fiyatının ...
30.09.2020 (0)
Antalya'nın Simgesi Saat Kulesi'ne Kubbe Geliyor
ANTALYA'nın en önemli sembollerinden olan, Bizans dönemine ait burçlar üzerine 1...
30.09.2020 (0)
Organ Nakline Adanan Ömrüyle Hep ''Umut'' Oldu
Türkiye'de organ ve doku nakli uygulamalarının öncülerinden olan ve geçen hafta ...
30.09.2020 (0)
CHP'li Torun: Başkan Böcek'in Bilinci Yerinde
CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü'ne gele...
30.09.2020 (0)
Şehit ve Gazi Çocuklarına Burs Ve Bilgisayar
ANTALYA'da faaliyet gösteren Rotary Kulüpleri, şehit ve gazi çocuklarına burs ve...
30.09.2020 (0)