Foto Galeri WebTV

9 Kasım 2020 Pazartesi  10:28
ZİNGİT (Serik Armudu)
‘Ben bir ‘Serik Armudu’yum Serik ovasında Ne sen bunun farkındasın ne de Serikli farkında’
 

QR Kodu
 

Gazetemizin 6 Kasım 2020 Cuma günü yayınlanan nüshasında, ‘Serik’in adı Yine Yok’ başlıklı bir köşe yazısı yazmıştık.

‘Coğrafi işaretli ürünlerde, Antalya’da 7’si alınmış, 12’si de başvuru halinde toplam 19 ürün var. Bu ürünler Antalya merkez (5 ilçe) ile Gazipaşa’dan Finike’ye Manavgat’tan Korkuteli’ne dağılıyor. Serik’ten yine bir şey yok… Serik’in adı yine yok… Serik’te hiçbir şey yok mu?’ Şeklinde başlayan giriş ile kaleme aldığımız yazımızda birçok konuda uzun yıllardır geri planda kalan Serik ilçesinin coğrafi işaretli ürün olarak nitelenen; geleneksel, bu yöreye ait ya da sembol olabilecek bir ürünün neden olmadığını, neden bu konuda başvuru olmadığını eleştirmiştik.

Kendi eleştirilerimize kendimiz cevap veriyoruz…

Köşe yazımızın üzerinden geçen süreçte bu konu hakkında henüz bir öneri, bir girişim gelmediği için biz yine kendi eleştirilerimize, kendi sorularımıza kendimiz cevap bulmak için araştırmamızı yaptık.

Coğrafi işaretli ürünler konusunda Serik’ hangi ürün temsil edebilir diye kendi çapımızda, kendimize göre yapabildiğimiz araştırmada ilk olarak, ‘Serik bıçağı hep gündemde bu olabilir’ dedik.

Ama bundan çok daha önemli olduğunu düşündüğümüz bir ürüne, hatta Serik’te ileriki yıllarda festivale, tarım fuarına, ilçenin sembol markasına adını verebilecek bir ürünü olduğunu öğrendik. Bu şekilde ‘ZİNGİT’e ulaştık.

ZİNGİT’ Nedir?

Bilmeyenler için zingit nedir derseniz? Zingit endemik bir ürün olan Serik Armudu’na verilen isimmiş. Bilimsel adının ‘Pyrus serikensis’ olduğunu öğrendiğimiz ve Serik’ten başka hiçbir yerde yetişmeyen bir meyveymiş. Serik Kaymakamlığı’nda yer alan bilgiye göre Serik'te kendi adıyla ‘Serik Armudu’ olarak anılan bu bitki ile ilgili üniversitede tez bile yazılmış.

Zingit yani Serik Armudu ile ilgili Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde ‘Serik Armudu’nun bazı morfolojik özellikleri ile yaprak uçucu bileşenlerinin belirlenmesi’ başlıklı tezde Serik armudu incelenmiş.

‘Neden’le başlayan sorular…

Üniversite tezlerine konu olan Serik’ten başka hiçbir dünyanın hiçbir yerinde yetişmeyen bir ürüne sahip olan Serik ve Serikliler bugüne kadar neden bu ürünün coğrafi tescil için başvurmamışlar? Ya da neden bu ürünle ilgili; bir tanıtım bir festival, bir fuar, bir etkinlik düzenlenmemiş? Neden bu bitkiyi Serik’in Türkiye'de ve dünyaca tanınmasını için böyle bir imkanı kimse kullanmamış? Neden hala kullanmıyoruz?

Bunun cevabı bende yok…

Ben bilmiyorum. Bunun cevabı bende yok ki bu da bizim kusurumuz belki. Ama geçmişten bugüne Serik’i yönetenler, Serik ile ilgili sözü olanlar, siyasiler, resmi kurum görevlileri, sivil toplum kurumları, kamuoyu vb. kim varsa bunun cevabını verebilmeli.

İnternet tabanlı bir araştırma yaptığınız zaman Serik Armudu ile ilgili haberlere ulaşabiliyoruz. Örneğin 2011 yılında yapılan bir haberde Kuşlar Köyü’nde bu anlamda bir ekiliş yapılmış. Haberde, Akdeniz Üniversitesi biyoloji bölümü üyesi Profesör Doktor Mustafa Gökçeoğlu bu bitkinin yanlı desek de yetişen bir meyve olduğunu belirterek koruma altına alındığını belirtmiş.

Haber şöyle devam ediyor, “Serik Armudu'nun mimarlarından olan İstanbul Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Prof. Dr. Adil Güner de, şunları kaydetti: 'Serik Armudu'nu yeniden yaşatmak için İstanbul'da bir çalışma yaptım. Bu çalışmaların ardından yetiştirdiğimiz fidanların ekimini geçtiğimiz yıl Serik'te gerçekleştirdik. Şimdi de bir yıl sonra ekmiş olduğumuz Serik Armudu'nun incelemesini yaptık. Amacımız yok olan Serik Armudu'nu yeniden Serik ve çevresinde yaşatmak. Bu fidanlar büyüdüğü zaman 10 metreye kadar uzunluğu, 60 santimetreye kadar gövdesi, mart ayında çiçek vermeye başlar eylül ve ekim ayında da meyve vermeye başlar.'”

TÜBİTAK Bilim ve Teknik’te de Serik Armudu’nu konu eden bir yayın yapılmış. TÜBİTAK’ın yayında Serik Armudu ‘Gurnut’ olarak isimlendiriliyor.

Bir Marka Oluşturmak…

Naçizane bizim görüşümüz bir an önce Serik Armudu konusunda bir çalışma yapılması. Bu Serik’e özel ürünün ülkemize ve dünyaya tanıtılması bunun bahçelerinin oluşturulması var olan olanların düzenlenmesi gibi çalışmalar yapılması gerekmekte.

Bahse konu ürün Serik’te çoğaltılabilir, tarımsal ve ticari olarak devam edebilir. Ancak benim asıl derdim Serik’in sembol bir marka ya sahip olması.

Düşünebiliyor musunuz? Dünyada başka yerde yetişmeyen tek bir ürüne sahipsiniz ve bölgenizde yılda milyonlarca yerli yabancı turist ağlıyorsunuz ama Serik’i tanıtamıyorsunuz.

Ama böyle sene muhteşem bir imkanı kullanamıyorsunuz, kullanamıyoruz. Başka ilçelerde başka illerde ya da dünyanın başka ülkelerindeki kasabalarda böyle bir endemik ürün olsa onlar neler yaparlardı?

Haber: Osman Türkçe

 
 

  Bu haberle ilgili 2 kişinin yorumu bulunmaktadır.

 

serikli gurmut der. birde ''ne geziyon zingit gibi''deyimi vardır.
mahmut yıldız - 12.11.2020 11:06:00
Biz hatta bilen çoğu Serikli gurmut deriz. Lakin gurnut'un Serik'e sembol olmamasının en büyük iki nedeni, bence yeni nesilin gurnut'u bilmemesi ve gurnut'un ticari gelirinin olmadığıdir. Şahsen ben de bilimsel kısmını çok araştırmadım yalnız açıklandığı gibi Mart Nisan aylarında çiçek açıp Ekim ayında ürün vermesi ticari bakımdan uzun bir süre. Ama gurnut'un''doğal'' tadından yola çıkarsak normal bir süre. Gurnut, eskiden tarlalara gölgelik amaçlı (?)dikilen bir ağaçtı. Meyvelerini ağaçtan değil de şu kanallarından toplardık(suyla gelince, sürpriz gibi, ne kadar çok sevindirdik!?) Sembolümüz olur mu bilmem ama bence gurnut doğal''gurmut'' kalmalı. Bir tezatla konuyu kapatalım; bugün genel olmamakla birlikte, Korkuteli'nde tescil almış Karyağdı (Ankara, bal armudu vs adlandırılan) armudu çok zahmetli ve nazik olması nedeniyle Korkutelili çiftçiler tarafından eskisi kadar tercih edilmemekte hatta bu ürünun tarımından vazgeçilmektedir. Bilgilendirme ve anlayış için şimdiden teşekkür eder, cevabı mümkün ve getirisi çok yayınlar dilerim.
Mehmet Özkır - 10.11.2020 02:56:00
Uyarı: Web sitemizde yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.AYYILDIZ TOROS GAZETESİ yorum içeriklerini benimsememektedir. Yorumlardan AYYILDIZ TOROS GAZETESİ veya www.ayyildizgazetesi.com sorumlu tutulamaz.

 

 

Teşekkürler Sayın Muhittin Böcek…
İyileşti, ilk kez konuştu ve tüm Türkiye’ye teşekkür etti.Ben de kalben ve büyük...
30.11.2020 (0)
Esnaf, Paketin İçini Merak Ediyor…
Umarım hazırlanan destekler başta Serikli esnaflar olmak üzere tüm esnafları tat...
27.11.2020 (0)
Serik’e Yeni Hal Projesi
Serik’e Çandır Mahallesi bölgesine yaklaşık 80 dönüm büyüklüğünde yeni bir hal p...
23.11.2020 (0)
Saygı Ve Rahmetle Anıyoruz...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü vefatının 82. yıldönümünde saygı minnet ve rahmetle...
9.11.2020 (0)
ZİNGİT (Serik Armudu)
‘Ben bir ‘Serik Armudu’yum Serik ovasında Ne sen bunun farkındasın ne de Seri...
9.11.2020 (2)
Serik’in Adı ‘Yine’ Yok
Coğrafi işaretli ürünlerde, Antalya’da 7’si alınmış, 12’si de başvuru halinde to...
5.11.2020 (3)
Mecliste ‘İttifak’ Kalmadı…
Son yaşanan istifalar ve katılımlarlaSerik Belediye Meclisi’nde ‘ittifak listesi...
3.11.2020 (1)
Serik’te Deprem Gerçeği
İllaki deprem, sel vb. gibi felaketler başımıza gelince mi uyanacağız?...
2.11.2020 (0)
97 Yıllık Gurur…
Yarın Cumhuriyet Bayramı, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 97 yıl dönümü. 29 Ekim Cu...
28.10.2020 (0)
Yemediğini Başkasına Yedirmemek…
‘Biz yemediğimiz hiçbir ürünü üretmiyoruz ve satmıyoruz.’ Bu sözlerin, bu cümlen...
26.10.2020 (1)